BİLDİRİ DETAY

Ertuğrul YAVUZ, Serdar SAĞSÖZLÜ
ÇOCUKLARDA BAŞ DÖNMESİNE YAKLAŞIM
 
Çocukluk çağında günümüz imkanlarıyla pek çok hastalık başarıyla teşhis ve tedavi edilmesine karşın baş dönmesi şikayeti ne yazık ki halen gerek ebeveyn ve gerekse sağlık çalışanları tarafından ihmal edilmektedir. Buna karşın baş dönmesinin çok önemli nedenleri olabileceği ve çocukta kalıcı sorunlar yaratmadan tanınıp tedavi edilmesinin gerekliliği açıktır. Çocukluk çağında baş dönmesi, göreceli olarak nadir görülen, geniş spektrumlu ayırıcı tanısı olan bir durum olmakla beraber çocuk üzerinde kalıcı etki bırakabilmektedir. Çocukluk döneminde baş dönmesi sıklığı %5,7 olarak bildirilmiştir. Baş dönmesi şikayeti gelişen çocuklarda hareket ve denge sorunlarının yanısıra öğrenme güçlüğü de gelişebilmektedir. Küçük çocukların baş dönmesini sözel olarak söyleyemeyebileceği ve bu duruma ağlayarak, korkarak tepki gösterebileceği dikkate alınmalıdır. Baş dönmesinde dönme hareketi söz konusudur. Sersemlik, kendini kötü hissetme benzeri yakınmalar baş dönmesi olarak kabul edilmemelidir. Baş dönmesi santral veya periferik nedenlerden kaynaklanabilir. Çocuklarda benign paroksismal pozisyonel vertigo, vestibüler migren en sık baş dönmesi nedenleridir. Bu noktada karşımıza çıkan iki önemli güçlük pediyatrik yaş grubunda hastaların tanı testlerine uyum sağlayamaması ve çok geniş bir ayırıcı tanı spektrumuna sahip olunmasıdır. Çocukluk çağı baş dönmesi değerlendirmesinde, detaylı bir anamnez, fizik muayene, laboratuvar testleri ve gerektiğinde görüntüleme yöntemleri ile multidisipliner bir yaklaşım gerekebilir. Doğru tanı ebeveynlerin endişelerini azaltır ve başarılı bir tedavi olanağı sağlar. Tedavi planlaması altta yatan nedene göre yapılmalıdır. Bu derleme çalışmamızda literatürü tarayarak bu konudaki gelişmeleri özetlemeyi amaçladık.

Anahtar Kelimeler: Çocuk, baş dönmesi, tanısal yaklaşım



 


Keywords: